A contrastive analysis of Korean–Turkish hortative constructions and their pedagogical applications
This study examines Korean–Turkish hortatives using a quasi-spoken parallel corpus and proposes a three-stage instructional model. From 20 K-dramas, 457 hortative–response pairs were extracted through a three-step protocol. In Korean, indirect strategies (77.7%) outweighed direct forms (22.3%). In translation, however, many indirect Korean hortatives were rendered as direct forms in Turkish, indicating speech-act clarification and a typological asymmetry between the languages. A chi-square test showed that speaker gender significantly influenced t he K orean choice o f hortative type ( χ² =14.21, p < .01), whereas this effect was largely neutralized in the Turkish renderings. Differences also emerged in refusal sequences: avoidance and silence in Korean tended to be translated as explicit refusals in Turkish. On this b asis, the p aper a dvances a n Awareness–Analysis–Application model that sequences corpus-based noticing, guided contrastive analysis, and discourse-level tasks. The model aims to move beyond grammar- centered instruction and to strengthen learners’ pragmatic competence in authentic interaction, with adaptable materials for tertiary-level Korean programs for Turkish-speaking learners.
Bu çalışma, Korece ve Türkçedeki istek-teklif yapılarını sözlü dile yakın paralel bir derlem kullanarak incelemekte ve üç aşamalı bir öğretim modeli önermektedir. 20 Kore dizisinden, üç adımlı bir protokol aracılığıyla 457 adet istek-teklif-yanıt çifti çıkarılmıştır. Korecede, dolaylı s tratejiler (%77,7), doğrudan biçimlere (%22,3) göre daha ağır basmıştır. Ancak çeviride, Korecedeki birçok dolaylı istek-teklif ifadesinin Türkçeye doğrudan biçimler olarak aktarıldığı görülmüştür; bu durum, söz edimi belirginleştirme (speech-act clarification) ve diller arasındaki tipolojik bir asimetriye (typological asymmetry) işaret etmektedir. Ki-kare testi, konuşmacı cinsiyetinin Korece istek-teklif tipi seçimini anlamlı düzeyde etkilediğini (χ² = 14,21, p < .01) göstermiş, ancak bu etkinin Türkçe aktarımlarda büyük ölçüde nötrleştiği saptanmıştır. Reddetme sekanslarında (refusal sequences) da farklılıklar ortaya çıkmıştır: Korecedeki kaçınma ve sessizlik, Türkçeye belirgin reddetme ifadeleri (explicit refusals) olarak çevrilme eğilimindedir. Bu bulgulardan yola çıkarak makale, derlem temelli fark etme (corpus-based noticing), yönlendirilmiş karşılaştırmalı analiz (guided contrastive analysis) ve söylem düzeyinde görevleri (discourse-level tasks) sıralayan bir Farkındalık– Analiz–Uygulama (FAA) modeli sunmaktadır. Model, dil b ilgisi odaklı öğretimin ötesine geçmeyi ve anadili Türkçe olan öğreniciler için yükseköğretim düzeyindeki Korece programlarına yönelik uyarlanabilir materyallerle, öğrencilerin otantik etkileşimdeki edimsel yeterliğini (pragmatic competence) güçlendirmeyi amaçlamaktadır.